• Konuşmacılar: Murat Germen, Burak Delier, Burak A., İz, Işıl, Orton, Önder, Zeynep, Ali Artun, Siyah Bant, Ahu Antmen, Aksu Bora, Canan, Neriman Polat, Arzu Yayıntaş, Özgül Ezgin, Zehra Şonya, Zeynep Yasa Yaman, Başak Şenova, Gülçin Aksoy, İnsel İnal, Evrim Kavcar, Ortak Müfredat, Nil Yalter, Derya Yücel
  • Tarih: 7 Ekim 2011 - 29 Mart 2012
Tartışma Programı: Açık Masa İştirak Programı 2011-2012

Depo, 2010 yılında Mürüvvet Türkyılmaz tarafından düzenlenen ‘Açık Masa' adlı aylık tartışma programına ev sahipliği yapmaya başlamıştır. Açık Masa İştirak tartışma programının ilk yılında, davet edilen sanatçılar, küratörler, kolektifler, eleştirmenler ve farklı alanlarda çalışan kişiler tarafından yapılan tartışmalarda odaklanılan konulardan bazıları, sanatın mutenalaşma süreçlerindeki rolü, militarizm ve savaş ekonomisi, sanat eleştirisi, kamusal alanda sanat pratikleri, katılımcı sanat ve küratörlük pratiğidir. Geçen yılki programın tüm konuşma kayıtlarını dvd halinde Depo'nun ofis katında izleyebilir, birer kopyasını edinebilirsiniz.

Bu yıl, Açık Masa İştirak Programı, Murat Germen, Burak Delier, Ali Artun, Siyah Bant, Zehra Şonya ve Özgül Ezgin, Aksu Bora, Ahu Antmen, Nil Yalter, Yasemin Özcan Kaya, Neriman Polat, ve Erdoğan Yıldız'ı davet ediyor.

Mürüvvet Türkyılmaz bu programda da, ‘Yan Masa' ismiyle farklı şekillerde işleyecek bir eklenti sunmayı sürdürüyor. Türkyılmaz, Yan Masa'ya kolektifleri konuk ederek konuşmaların öncesinde kendi çalışmalarından örnekler ve dokümanlar sunabilecekleri bir alan açıyor. Yan Masa'daki bu sunumların U düzeneğindeki tartışmaya bağlanarak programın bir diğer ayağını oluşturması amaçlanmaktadır.

www.acmasa.blogspot.com

PROGRAM

7 Ekim 2011, 18.30
Sanat ve sermaye ilişkileri çerçevesinde bağımsızlık arayışları
Konuşmacı: Murat Germen
Devetlisi: Ahmet Elhan
Yan Masa: RecCollective

Bu konuşmada Murat Germen, davetlisi Ahmet Elhan ve katılımcı-dinleyicilerle birlikte işlerinin paylaşım ve dolaşım alanlarına odaklanacak.

2 Kasım 2011, 18.30
Münazara: Nasıl Üretiyoruz? Ağustos Böcekleri ve Karıncalar
Moderatör: Burak D.
Katılımcılar: Burak A., İz, Işıl, Orton, Önder, Zeynep

"Münazara", Türkiye'de değişen sanat üretim koşulları ile güncel kapitalizmin üretim biçimlerinin farklılıklarını/benzerliklerini ele alarak, çeşitli çıkış stratejilerini tartışmaya açıyor. "Yaratıcı kapitalizm", "sosyal üretim", "fabrika toplum" gibi ifadeler ile adlandırılmaya çalışılan bu durum, "yaratıcı sosyal özneler" olarak tanımlanabilecek sanat alanında faaliyet gösteren aktörleri nasıl sorunlar ile karşı karşıya bırakıyor? Daha fazla mı çalışmalı ve üretmeliyiz yoksa bu sorunları oluşturan bağlamın dışına çıkarak yeni durumlar yaratmanın yollarını mı aramalıyız? Bu iki stratejinin geçerliliğinin sınırları nedir, nerelerde birbirlerini içerir nerelerde dışlarlar?

Aynı zamanda "Münazara", bu pedagojik formatın performatifliğine gönderme yaparak, sanat alanının önemli bir niteliği olan performatifliği görünür kılacak...

2 Aralık 2011, 18.30
Çağdaş sanat - Çağdaş otorite

Konuşmacı: Ali Artun

Açık Masa İştirak Programı'nın bu haftaki konuğu Ali Artun, "Çağdaş sanat, çağdaş siyasetle ve kültürle nasıl eklemleniyor? Zamanımızda sanatın direnme olanakları var mı?" sorularını tartışmaya açacak.

6 Ocak 2012, 18.30
Sanatta ifade özgürlüğü, sanatçı hakları ve sansürle başa çıkma stratejileri

Konuşmacılar: Siyah Bant

İstanbul Modern’in, Gala Modern adlı gecede açık artırmaya çıkarmak üzere eser bağışlamasını istediği sanatçılardan Bubi’nin eserini uygun bulmayıp geri çevirmesi ciddi tartışmalara yol açtı. Bunlar bir zamandır tartışılması gereken meselelerdi zaten: Bu tür kurumların kaynak yaratmak için sanatçılardan bağış istemesi meşru mudur? Kurumların bu şekilde esere müdahale etme hakkı var mıdır? Bu bir sansür müdür? Sansür ise onunla nasıl başa çıkılır? Sanatçıları temsil eden örgütlerin yokluğunda nasıl bir araya gelinebilir?

Türkiye’de farklı aktörler tarafından farklı yöntemlerle sanata uygulanan sansür vakalarının kent ziyaretleriyle desteklenerek araştırıldığı, web sitesi aracılığıyla belgelendiği ve tartışıldığı, sansürle ilgili kaynakların ve yurtdışından sansür örneklerinin paylaşıldığı bir platform olan Siyah Bant, bu soruları Açık Masa’da beraberce ele almayı öneriyor. Bu son olay etrafında, çağdaş sanatta ifade özgürlüğü, piyasa ve kurumlar karşısında sanatçı hakları, şeffaflık ve dayanışma kavramlarını tartışmaya davet ediyor.

24 Şubat 2012, 18.30
NEREYE SAVRULDUK?
Steril sergiler, kapalı kutular...
Sanat ve mutenalaşmanın anlaşmalı eviliği

Konuşmacılar: Arzu Yayıntaş, Neriman Polat

Türkiye'de çağdaş sanatta özellikle son beş yılda hızlı, dolayısıyla sağlıksız bir sıçrama oldu. Şu anki geldiğimiz konumda çağdaş sanat büyük ölçekli, sterilleşmiş kurumlara ve galerilere kalmış durumda. Orta ve küçük ölçekli alternatif oluşumlar yok olmaya yüz tutmuş ve inisiyatifler ya da bağımsızlar ise oluşumlarını sürdürmede zorlanıyorlar. Sanat üretimi ve sanatçı bir ilişkiler ağı içinde sıkışıp kalmış durumda. Kurumlar koleksiyonlarını, sponsorlarını destekleyecek sergilere öncelik verirken, eleştiri zemini kalmadığı için sanatçıya karşı hiçbir sorumluluk hissetmiyorlar ve kurallarını kendileri belirleyerek istedikleri gibi bir alan yaratıyorlar.  Projeciliğin artmasıyla, 90'ların eleştirel, bağımsız sanatçı örgütlenmeleri unutuluyor, unutturuluyor öyle ki sanki bağımsız bir oluşumun olması imkansız hatta demode. Artık hayalleri süsleyen steril sergi mekanları, kapalı kutular ve solo sergiler. Belki de sanatın öncelikle kendi sömürüsü ile yüzleşmesi gerekiyor. Öyle ki sanatın kendisi için bir aktivizme ihtiyacı var. Sanat ve mutenalaşmanın anlaşmalı evliliği, sergi köleleri, ücretsiz katılımcı: sanatçı, kapı tutucular, ilişkilerinden prim kazananlar, projeciler, sergi bütçelerinin dengesizliği... Yeni tanımlara, öz-eleştiriye ve mobilitenin getirdiği hıza, aşırı üretime ve aşırı tüketime hayır diyerek durmaya ihtiyacımız var.  Durup nereye savrulduğumuzu sorgulamaya başlamalıyız.

7 Mart 2012, 18.30
Yoksa Ben Feminist Miyim?! Sanat, Kadınlar ve Feminizm
Konuşmacılar: Ahu Antmen, Aksu Bora, Canan

Sanat dünyasında ‘kadın olmak’ ne anlama geliyor? Ataerkilliğin ve cinsiyet ayrımcılığının toplumsal izdüşümleri sanata yansıyor mu? Eril kültürün egemenliği sanat dünyasında da geçerli mi? Sanatın tarihi, sanatın kurumsal yapısı, sanatın güncel eleştiri mekanizmaları içinde kadın sanatçı nasıl tanımlanıyor, nasıl temsil ediliyor? Sanat dünyasında kadınların deneyimlerinin dile gelmesinde, kadınların daha görünür olmasında feminizm etkili oldu mu? Sanat, yerleşik cinsiyet rejimini sarsıcı bir araç olabilir mi, olmalı mı?

29 Mart 2012, 18.30
“Ateşkes Konumunda Adada Sanat”
Karmaşa ve belirsizlik ortamında sanat çalışmaları, göç kimlik/sizlik ve karşıt duruşlar

Konuşmacılar: Özgül Ezgin ve Zehra Şonya
Davetlileri: Zeynep Yasa Yaman ve Başak Şenova

Yüzyıllar boyunca istilalara hedef olmuş bir adanın, tarihi de kaderi de karmaşıktır. Her istila sonrası adada yaşayanları bekleyen değişimler sadece iç/dış göçle sınırlı değildir elbette. Yerinden, toprağından ve evinden kopmak zorunda kalan insanların yaşadığı psikolojik travmaların yanında, yeni erkin gücü altında değiştirilmeye çalışılan inançlar, yaşam şekilleri ve kimlikler, sistematik olarak yürütülen politikalarla nesilden nesile sürdürülmeye çalışılır.

Adada yaşayan her kesim bu olumsuz gelişmelerden nasibini alır. Nitekim adanın yakın tarihine baktığımızda, Kıbrıslı Türkler’in 1963-1968 yılları arasında Kıbrıslı Rumlar tarafından kısıtlanmış bölgelerde kapalı ve tecrit bir hayatı yaşamak zorunda kaldıklarını görüyoruz. 1968-1974 yılları arası ise sınırlı bölgelerde seyhat etmelerine izin verilmiştir. 1974 sonrasında adanın Kuzeyinde kendi bölgelerinde bağımsız ancak sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin tanıdığı bir Cumhuriyete sahip oldular. Kıbrıslı Türkler, uluslararası arenanın uyguladığı amborgolarla, görünmez yeni bir kuşatılmış bölgede yaşamaya devam etmişlerdir. Dünyadan tecrit edilmiş bir toplumun hayatta kalma mücadelesi, kurtarıcısı Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkilerini de etkilemiştir. Bu etkinin sınırları ve/veya sınırsızlıkları, yarattığı neticeler ve değişimler sorgulamaya açıktır.

2004 yılı (Annan Planı’nın reddi sonrası), Kıbrıslı Türkler için çok daha belirsiz ve karmaşık yeni bir sürecin başı olarak düşünülebilir. Halen ateşkes konumunda olan adadaki bu belirsizlikler ve karmaşalar içinde sanat çalışmaları ve sanatçıların sorunlarla başa çıkma çabaları bu tartışmanın ana eksenini oluşturacaktır.

24 Mayıs 2012, 18.30
“Eğitimde sanat, sanatta eğitim”

Konuşmacılar:  Gülçin Aksoy, İnsel İnal ve Evrim Kavcar
Yan Masa: Ortak Müfredat

Açık Masa, eğitim hakkında daha dar çerçevede de sanat eğitimi hakkında konuşmak üzere toplanıyor. Çeşitli eğitim kurumlarının akademik kadrolarında yer alan, öte yandan kendi üretimlerini de sürdüren sanatçılar kendi deneyimlerini, önerilerini, kurumsal yapı içinde oluşturmaya çalıştıkları hareket ve paylaşım alanlarını anlatacaklar. Bir yandan geleneksel, beceri odaklı, hiyerarşik bir düzende sanat eğitimi veren yapılar diğer yanda neoliberal politikaların eğitim sistemini de ele geçiren piyasa mantığı arasında sıkışan öğrenme deneyimini eleştirel düşünce ve pratiklerle zenginleşmiş bir paylaşım alanına taşıyabilmenin olasılıklarını tartışmaya açacaklar.

Bir süre önce Güzel Sanatlar Fakülteleri’ne tartışma ve çalışma ziyaretleri düzenleyerek oluşan Ortak Müfredat inisiyatifinin de etkinlik ve amaçlarıyla ilgili kimi sorular bu Açık Masa toplantısının da başlangıç hatlarını oluşturabilir:

• Sanat eğitiminin şu andaki durumunun eleştirel bir değerlendirmesine olanak verecek bir tartışma alanı yaratılabilir mi?
• Eğitim alanındaki farklı yaklaşımlar, eleştirel stratejiler nasıl çoğaltılabilir ve paylaşılabilir?
• Günümüzdeki sanat eğitimi ile güncel sanat ve sanatçı fikirleri arasındaki ilişki nedir?
• Güncel sanat pratikleri beceri odaklı, içe kapalı, hiyerarşik kurumsal sanat eğitimi içinde kendine nasıl yer açabilir?
• Sanat piyasası ve yaratıcı endüstriler için genç, profesyonel sanat çalışanları üretmenin ötesinde eğitim kurumları aracılığıyla ne tür sosyal pratikler geliştirilebilir ve işbirliklerini destekleyen ortamlar nasıl şekillenebilir?

6 Haziran 2012, 18.30
“kimlik/ötekilik - dün/yarın”

Konuşmacı: Nil Yalter
Davetlisi: Derya Yücel

1960’lı yıllardan itibaren estetik ve ideolojik perspektifleri birleştirdiği çalışmalarında Nil Yalter, inşa edilmiş kültürler, göç, sürgün, yer değiştirme, çokkültürlülük, emek gücü ve cinsiyet ayrımcılığı konularına odaklanır. Bellek-modernite ile arkaik-çağdaş dünya arasındaki göçebe yerdeğişimleri, metaforik yöntemlerle ortaya çıkaran sanatçı, yaratıcı güç olarak feminen öğelerin estetik alanda etkinliğini önerir. Şiir, felsefe, sosyoloji, antropoloji ve etnoloji disiplinlerinden beslenen, tüm bu disiplinleri kişisel/bireysel bağlama taşıyarak özgün alanını oluşturan Yalter’in işleri, feminist, Marksist ve post-kolonyal düşüncelerin kesiştiği bir sanatsal tavır olarak algılanır. Sanatçı, sanat ve belgesel arasında biçimlenen, yalın anlatıma sahip olan üretimlerinde resimden yeni medyaya değişken ve çok çeşitli mecralardan faydalanır. Cesur ve aydınlatıcı sanat pratiğinde erkek-egemen anlatıları yerinden oynatan Nil Yalter’in çalışmaları, dünyadaki feminist sanat hareketleri ile paraleldir.

Türkiye çağdaş sanat alanında kendinden sonraki kuşaklara öncülük etmiş ve sanat pratiğinde zamanının ötesinde bir öngörüye sahip olan Nil Yalter ile kadın, feminist ve göçmen olarak sanatçı kimliğine ve sanat pratiğine odaklanacak bir konuşma, davetlisi Derya Yücel ve katılımcılar arasında dün-bugün ve yarın ekseninde gerçekleşecek bir diyalog...